6 Mayıs 1972 | Darağacında Üç Fidan

Avukat Halit Çelenk anlatıyor:

Ulucanlar Cezaevi’nin avlusunda kurulan darağacı, başgardiyanın odasının penceresinden net bir şekilde görülüyordu. Biz cezaevine geldiğimizde Deniz bu odaya alınmıştı ve pencerenin tam karşısındaki koltukta oturuyordu. Deniz’in biraz sonra can vereceği darağacı, tam karşısında duruyordu. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra Deniz’i darağacına çıkardılar. İnfaz sürerken, odaya Yusuf’u getirdikler. Yusuf, pencereden Deniz’in son nefesini verişini izledi. Yusuf infaz edilirken de, Hüseyin’i odaya getirdiler ve o da, Yusuf’un infazını saniye saniye gördü. Bunu kitabımda bile yazmadım, sadece Yusuf Aslan’ın, “Duydum Deniz’in sesini” sözlerine yer verdim.

Biraz sonra aynı darağacında ölecek birine, arkadaşının infazını seyrettirmekten daha ağır bir işkence olabilir mi?

25 dakika can çekişti

İNFAZ kesinleşince darağacında can vermenin ne kadar süreceğini düşündüm. Hukuk Fakültesi’nde okuduğumuz “Adli Tıp” kitabında, asılarak ölümün birkaç dakika içinde gerçekleşeceği yazıyordu. Deniz’in infazını unutamıyorum. Deniz’in can vermesi tam 25 dakika sürdü. 87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi anlatamam. Avukat arkadaşım Mükerrem Erdoğan’la birlikte cezaevi doktoru ile tartışmaya başladık. Bunu fark eden cellat yanımıza yaklaştı ve “Deniz çok ağır olduğu için ip kopmasın diye çift ilmik kullandım. İnfaz çift ilmik kullandığım için uzadı” dedi. Birkaç dakika içinde sona erecek olan infazın, çift ilmik atılarak 25 dakika sürmesinin adı da, “işkencedir”. Cellatın açıklamasından sonra duruma itiraz edince, Yusuf ve Hüseyin’in infazlarında tek ilmik kullanıldı.

87 yılımın en zor anı

Halit Çelenk idam gecesini “87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi sizlere anlatamam” sözleriyle ifade etti. Çelenk idamın üzerinden 35 yıl geçmesine karşın o geceyi dair her şeyi çok net hatırlıyor.

Mahkeme başkanı sigara içti

DENİZLERİN idamı sırasında gözümün önünden gitmeyen bir başka sahne ise, idam cezasını veren mahkemenin başkanı Ali Elverdi’nin, bir ağaca dayanarak sigara içmesidir. Deniz, Yusuf ve Hüseyin darağacına doğru yürürlerken Elverdi, sigarasını tüttürüp havaya üflüyordu. Ben bu davranışı da, bir işkence olarak tanımlıyorum. Çünkü o sigara acı değil, bir keyif sigarasıydı.

Deniz’in ayakları masaya değdi

DENİZ, sehpaya çıkarıldıktan sonra ayaklarının altındaki tabureyi kendisi tekmeledi. Tabure masanın üzerinde bir süre döndükten sonra düştü. Ancak Deniz boşlukta asılı kalmadı. Çünkü boyu uzun olduğu için ayakları masaya değiyordu. Bu durumu gören Savcı Yardımcısı Veysi Sami, cellatı uyararak, “masayı çek, masayı çek” diye bağırdı. Bu süre içinde Deniz’in bilinci büyük bir ihtimalle yerindeydi.

Darağacındaki kişinin o saniyelerde neler yaşadığını düşünebiliyor musunuz? Deniz’in boyunun uzun olduğunu bile bile, ayaklarının değeceği bir masa konulması, “işkence”den başka hangi sözle açıklanabilir?

Son mektuplar.

Deniz gezmiş

Baba;

Mektup elinize geçmiş oldugu zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum.Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceginizi biliyorum.
Fakat bu dururmu metanetle karşılamanı istiyorum, insanlar dogar,büyür,yaşar ölürler,önemli olan çok yaşamak degil,yaşadıgı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir.benim de düşmeyecegimden şüphen olmasın,oglun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış degildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunda da bu oldugunu biliyordu.Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacagını tahmin ediyorum.Sadece senin degil, Türkiye’de yaşayan kürt ve türk halklarınında anlayacagına inanıyorum.Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim.Ayrıca savcoya da bildirecegim.Ankara’da 1969′ ölen arkadaşım Taylan Özgür’ün yanına gömülmek istiyorum.onun için cenazemi Istanbul’a götürmeye kalkışma, annemi teselli etmek sana düşüyor,kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum.Kendisine özellikle tembih et.onun bilim adamı olmasını istiyorum,bilimle ugraşsın ve unutmasın ki bilimle ugraşmak da bir yerde insanlıga hizmettir,son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlıkduymadıgımı belirtir seni, annemi,abimi,kardeşimi devrimciligimin olanca ateşi ile kucaklarım.

Oglun Deniz Gezmiş
******************************************************

Yusuf Aslan

Bütün Akrabalara,
Bu mektubumu okudugunuz zaman artık aranızda olmayacagım.Mektubumu Senatonun idamlarımızı tastik ettigini ögrendigim anda yazıyorum.Şundan emin olmalısınız ki, bugüne kadar davama olan inancım sarsılmamıştır.Sehpaya gidene kadar da en ufak bir sarsılma olmayacaktır. Ben halkımın kurtuluşu , Türkiye’nin tam bagımsızlıgı için savastım.Sizler beni tanıyorsunuz.
Bir yıldan beri bu bir avuç sömürücüler,vatan satıcıları,işbirlikçiler ellindeki bütün imkanlarla bizi dışardan yardım gören, beyinleri yıkanmış,vatan haini,dışardan emir alan,bölücü ,diye tanıtmaya ve halkımızdan bizi koparmaya çalıştılar. Bu bir avuç azınlıga göre vatanseverlik : vatan satmak, yabancılarla işbirligi yapmak, NATO’yu ve Amerika’yı savunmak ,6. filoyu agırlamak, milyonlarca köylünün geçimi olan haşhaş ekimini elinden almak,işçinin grev hakkını engellemek,Amerika’ya ve emperyalizme hizmet etmektir. Biz bunlara karşı çıktık.bunun için biz vatan haini, onlar yurtsever oldular. Bizi bu mücadeleden dolayı, güya adil mahkemelerinde yargılayan ve yine adil kurumları eli ile asacak olanlar bilmelidirlerki . biz halkımızın kurtuluşu ve Türkiye’nin bagımsızlık mücadelesi ugruna şerefimizle bir defa ölecegiz.Bizi asanlar şerefsizlikleri ile hergün ölecekler..

Son sözüm;yaşasın isçiler,köylüler ! Yasaşın devrimciler ! Yasaşın halkımın kurtuluşu ve bagımsızlıgı için savaşanlar ! Yaşasın tam demokratik Türkiyenin kurulmasından yana olanlar ! Kahrosun emperyalizim! kahrosun faşist koalisyon.

Yusuf Aslan
****************************************************

Hüseyin Inan

Babama , Anneme , Kardeşlerime ve Akrabalarıma,

Söyleyecek fazla söz bulamıyorum.

Bir insanin sonunda karsilasacagi tabii sonuç bildiginiz sebeplerden dolayı erken karşıma çıktı. Üzüntü ve acılarınızı tahmin ediyorum. ilerde dururmu çok daha iyi anlyacagınız inancındayım. Metin olunuz. Üzüntü ve acıarınızı unutmaya çalşınız. Bütün varlıgımla hepinize kucak dolusu selamlar, sevgiler !… Yazılacak çok şey var, fakat hem mümkün degil, hem de sırası degil… Candan selamlar

Hüseyin Inan

ve son olarak..

Sen ey asktan hüküm giyen hasari delikanli
Bir 6 Mayis sabahi
yüregindeki sevdayi ölümün suratina haykirip
Arkada bir tarih birakarak cekip giderken
sevdali ölümünü gören
bir güvercin cirpindi telasla
ciglik cigliga cirpinarak ve havalandi
Güller kanadi
gökyüzüne kan bulasti, büsbütün kuslar agladi

“Bir gülün cevresi dikendir, hardir
Bülbül gülün elinden ahuzardir
Ne de olsa kisin sonu bahardir
Bu da gelir, bu da gecer aglama.”

Sen ey asktan ölüme bir tarih yazarak bir sabah vakti
Deniz’e lirik bir siir gibi asilan hasari delikanlı
sen cirpinarak daragacinda
gökyüzüne telasla cirpinan güvercin
senin türkünü yaydi kanayarak
ne de olsa kisin sonu bahardir
o baharin da sahibi vardir
o baharda askin tarinini yeniden yazacagiz
biz kuslara söz verdik
hasari delikanli.

KötüOrtaİyiÇok İyiMükemmel (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...

Etiketler: , ,

Hey! Bu yazıya yorum yapmak istemez misin. Lütfen buraya tıkla ve yorumunu yap. İstersen Rss aboneliği ile yeni yazılardan herkesden önce haberin olsun. Üstelik bu işlem kontör gerektirmez, hiç bir ücret talep edilmez!


Ayrıca bunlarada göz gezdirebilrsin:
Yorumlar

Bu konuya değindiğin İÇin teşekkürler F3rht..
Ruhları Şad Olsun…
kendilerine Vatan haini Diyenlerede Kapak Olsun…

Devrim Fırtına Ortasında Kalmış Bir Gemiye Benzer.Ama Bu Gemiyi Hiçbir Fırtına Batıramaz.Çünkü bu Gemi Çok ”Deniz Gezmiş” tir… ;)

Yorum Yazın

Yorum kuralları: Yorum yazarken basit Html kodları (daha fazlasına ne gerek var zaten) serbesttir. Yorumlarınız onaylandıkdan sonra yayınlanmaktadır. Lütfen beni anlayışla karşılayın ve sadece bir kez gönderin yorumu. Hakaret ve Türk ahlakına aykırı yorumlar silinecektir.

(gerekli)

(gerekli)